..bezgin ve üşengeç insanların halinden anlıyorum.. yalnız değilsiniz..

24 Şubat 2008 Pazar

Allah bana kolaylık versin.. bu okul nası bitcek :)

öss ye hazırlanırken "üniversiteye hele sen bi kapak at, gerisi kolay.. her türlü bitirirsin.." die öğüt verenlerin taa mk ben.. çok şükür 1. dönemi tertemiz atlattık 10 tane ders verdik ama ya bu dönem..? 13 tane ders var.. bilgisayardan ders dökümü aldım, mübarek kimya bölümü ders kataloğu gibi.. ne ararsan, hertelden, kimya ile ilgili her alandan bişeler var.. hatta bazılarıyla yeni tanışacağım için isimleri bile aklımda kalmamış :D herneyse artık bu saatten sonra yapacak bişe yok mecbur biip biip geçicez :D merak edenler için işte o uzun liste:
  • Organic Chemistry
  • Enstrümental Analiz
  • Anorganik Kimya II
  • İş Hayatı için Yabancı Dil
  • Biyokimya II
  • Polymer Chemistry
  • Environmental Chemistry
  • Endüstriyel Kimya II
  • Nükleer ve Radyokimya
  • Biyolojik Aktif Bileşenlerin Kimyası
  • Biyokimya Lab.
  • Polimer Kimyası Lab.
  • Kimya Araştırma Projesi
bölüm tarihinde bi dönemde bu kadar dersi alıpta geçen kişi sayısı heralde bi elin parmakları kadar ya vardır ya yoktur.. bakalım elimden geleni yapcam.. her zaman böle illa ki yumurta uç noktaya gelecek, yoksa akıllanmıorum hiç :D

o deilde finaller 10 gün sürüo.. o 10 gün içerisinde 13 tane sınav olcam.. aynı günde bi kaç sınavın olacağı matematiksel açıdan aşikar ama umarım aynı saate denk gelmezler :D

geçmişinizden mail var..

az önce mail kutumu kontrol ederken çok ilginç bir maille karşılaştım.. bundan 2 sene önce bu site aracılığıyla, verdiğim adrese bugün ulaştırılmak üzere, kendi kendime bi mail atmıştım.. sitenin amacı da bu zaten.. gelecekte okumak üzere kendinize mail atıyorsunuz.. açıkçası tamamen unutmuştum, aklımdan çıkmıştı.. açıkçası çok eğlenceli olmuş.. yazdığım ilk şey "umarım kaldığım derslerden geçmişimdir" olmuş.. ve şimdi cevap veriyorum, evet, 1. dönem için konuşmak gerekirse kaldığım bütün derslerden geçtim, ne var ne yok temizledim.. ama 2. dönem 13 tane ders olcak.. Allah bana kolaylık versin.. onun haricinde sağlıktan bahsetmişim, çok şükür 2008 şubat itibariyle sağlığımda iyi.. :) duygusal konulara ise girmemeyi tercih ederim.. reklam olmayalım şimdi :)

21 Şubat 2008 Perşembe

this is kadıköy there is no way out..

we, as the fenerbahçe football club, have just won the latest champions league match against sevilla fc scoring three magnificient goals.. it should have been a nice surprise to the owner of the last two uefa cups sevilla fc's coach jimenez who said that it is gonna be a easy match for us cause fenerbahçe fc is a very very weak team.. substitute semih şentürk's 87th minute goal is the most suitable response for him, i guess..

türkçe meali : sikini yiyim semih şentürkün attığı gol kapak olsun jimenez'e.. sevinçten havalara sıçıyoruz.. :D

18 Şubat 2008 Pazartesi

eurovision 2008 mor ve ötesi - deli..


iyi ki aklıma geldi, yazmassam çatlardım.. ya bu şarkı da iğrenç olmuş.. hani tamam gülseren mi gülderen mi neydi daha önce katılan onun ki çok daha bomba(!) bi parçaydı ama bu da yani nası desem ı ıh olmamış ya.. :/ zaten kim ne derse desin şarkının türkçe olması başlı başına eksi bi puan.. kaç senedir görüyoruz, sertab erener ingilizce şarkıyla kazandı.. ruslananın o iğrenç parçası da ingilizceydi.. lordinin piskopat hard rock hallelujah parçası da öyle.. yani olay belli.. bi parça yapcaksın ingilizce olacak ve milleti coşduracak.. gençlere hitap etmesi gerektiğini söylemeye gerek yok zaten..

1 lira olarak bunu biz -yani ben- bile rahatlıkla görebiliyorken aveanın reklamlarında da denildiği gibi nedir bu illa ki bi mesaj verme kaygısı? nedir bu illaki türkçe olsun kaygısı? nedir bu illaki şarkılarımızı türk motifleriyle işleyelim kaygısı?

doktor, korkarım yine olmicak :/

fantastik kuponlarım #4

uzun bir aradan sonra "fantastik kuponlarım" serisine yepyeni bir kupon ekledim.. pencereden yağan karı izlerken, bir yandan dedem bir yandan da kız arkadaşımdan ardı ardı gelen tahminler neticesinde zaten abartı olan kuponumu da iyice abarttmış oldum.. tutma ihtimali olarak %20 veriyorum bu kupona.. lyonun evinde de olsa kazanması çok zor, fenerbahçe zaten kazanırsa bomba olur (fanatik fenerbahçeliyim), arsenal daha yeni 4 yedi man. utd. den.. olympiakos ta çok ateşli bi takım kendi sahasında.. her ne kadar rakibi chelsea de olsa..

edit: ulan kupon yattı ama fenerbahçe kazandı.. gerisi yalan umrumda deil gerisi.. :D

14 Şubat 2008 Perşembe

işte beklediğim yoğun kar yağışı..

dakika itibariyle zonguldakta günlerdir ilgiyli beklediğim yoğun kar yağışı başlamış bulunmakta.. şu anda gecenin bu vaktinde dışarıda çok güzel bir manzara var.. seyrine doyum olmuyo gerçektende.. :)

13 Şubat 2008 Çarşamba

1 lira alexa'da ilk 1 milyon site arasına girdi..

az önce blogu güncellerken farkettim 1 lira şu dakika itibariyle alexa verilerine göre dünyada en çok takip edilen ilk 1 milyon sitesi arasında.. hatta tam olarak sıralamada 966,263. sırada.. türkiyede ise 16,461. sırada.. bunun pekte kayda değer bir başarı olmadığını, o kadar abartılacak bişe olmadığını bende biliyorum ama yinede bu sonuç hoşuma gitti.. adım adım zirveye doğru yaklaşıyorum.. az kaldı.. sallicam lan heryeri :silly

bülent ersoyun makyajsız fotoğrafı..

"ablan kurban olsun sana" ve daha nice albümleriyle gönlümüzde taht kuran, şu günlerde popstar topstar yarışma programlarında yaptığı sululuklarla sofralarımıza malzeme olan divamız bülent ersoyun bu 2 fotoğrafı arasında ki 10 farkı bulabilir misiniz?

makyajın bayanlar için ne kadar büyük bi nimet olduğuna gerçekten inanıyorum.. aşağıdaki fotoğrafta gördüğümüz bülent ersoy sanki ekranlarda gördüğümüz bülent ersoyun nijerya şubesi..

tamam sanatına saygı duyuyorum ama bu saatten sonra bu fotoğrafı gördükten sonra kendisini sadece winamptan takip etmek isterim.. ekranlarda "var mısın yok musun" izliyorum.. :p

not: sakın bu fotoğrafa bakıpta aşağıdaki anketimde sorduğum soruya "iğrenç bir blog" cevabını vermeyin.. bu fotoğraf yaklaşık bi 10 gündür falan bilgisayarımdaydı.. aslında koymayacaktım ama dayanamadım işte.. Allahım sana geliyorum...

bilgisayar kasınca durmadan ekranı yenileme tiki..

evet itiraf ediyorum bende bilgisayar kastığında masüstüne sağ tıklayıp ekranı yenileme tiki var.. ben bugün bunu gördüm.. ne zaman herhangi bir sebep yüzünden bilgisayar kasılmaya başlasa ya da özellikle bilgisayar ilk açıldığında sistemin hazır hale gelmesini bekleme aşamasında elim hemen fareye gidiyo.. masaüstüne hemen bi sağ tıklayıp yenile diyorum.. kendimi alıkoyamıyorum tıklamaktan.. oysaki sağ tıklayınca sanki bilgisayar hızlanıyo mu.. ya da bilgisayarı kasan şey herneyse ortadan kalkıyo mu? hayır..!! üstelik tam tersine bi işle uğraşan zaten beli bükülmüş acizane bilgisayarıma bi tekmede ben vurmuş oluyorum.. ne de olsa her yenile deyişimde bilgisayar ekran kartıyla muhattap olup ona ekranı bi baştan diğer başa, tee yukarıdan en aşşağıya kadar taraması gerektiğini anlatmak zorundan kalıyo.. sonra ondan aldığı bilgileri yorumlayıp bidaa ona veriyo o da monitöre yolluyo.. bilgisayar onca işin arasında boğuşurken bide benimle uğraşmak zorunda kalıyo.. ne kadar vicdansızım ya.. kendimden utanıyorum dell..

12 Şubat 2008 Salı

simit yerken simitin sarili olduğu gazeteyi okumak..

yaw aman Allahım bu kadar keyifli bişe olabilir mi.. zaten karnım da acıkmıştı.. çevremde de kimse yok.. tek başınayım.. çay olmasada olur.. nası olsa yanımda simitimin sarılı olduğu gazete parçası var.. :) simitimi yerken o sayfayı resmen hatim ediyorum.. normalde elime o gazeteyi verseniz o haberi ya da o köşe yazısını asla okumam.. üşenirim.. ama simit yerken nası oluyosa öle bi kayıp gidiyo ki valla.. denemenizi tavsiye ederim çok zevkli.. simitinizi yedikten sonra da etrafa dökülen susamları o kağıtla topladıktan sonra, burşuşturup atabilirsiniz.. fonksiyonel açıdan da önemli işlevlere sahip zaten yani.. :)

markette yana döne resmi gazete aramak..

girdiğim bütün kırtasiyelerde, gazete bayilerinde, marketlerde fellik fellik resmi gazete aramak en önemli çocukluk dönemi sanrılarımından biriydi.. lan bu gazete her nerdeyse çıksın, kaç paraysa verecem alcam derdim kendi kendime.. akşam haberlerini izlerken, haberde resmi gazete adı geçtiğinde spikere söverdim bildiğim 2-3 küfürle; hepiniz yalancısınız yok lan öle bi gazete, o kadar aradım bulamadım diyerekten.. çok agresif bi çocukta değildim aslında.. bilmiyorum.. :/ sonralara doğru gazetenin benim yaşadığım şehirde satılmadığını düşünmüştüm, heralde sadece büyük şehirlerde satılıyo bu meret demiştim kendi kendime.. hiç okuyamicam sanmıştım.. belirli bi dönem bu şekilde buhranlarla geçtikten sonra unuttum kurtuldum resmi gazete sendromundan.. şimdilerde ise merak ettiğimde online tıklayıp bi göz atıp çıkıyorum.. çokta merak edilecek bişe deilmiş açıkçası..

o deilde harbiden nerde satılıyo lan bu gazete.. :D

9 Şubat 2008 Cumartesi

bir intikam aracı olarak facebook..

facebook ülkemizde o kadar popülerleşti ki artık, yıllardır nerdeyse doğru düzgün yazar almayan ekşi sözlük bile tam 3 aydır hala yazar alımı yapıyo.. (konuyu başlar başlamaz saptırdık ya neyse...) e bu popülariteden hem iyi hemde kötü yönde yararlanmak isteyen bir sürü insan oluyo.. mesela facebook u türkçe kullanmayı anlatan videoyu (türkçe facebook) yapan arkadaşlar olaydan köşeyi dönmeye çalışırken, ülkemizin güzide(!) yorumcularından ferhat göçerin eski eşi ise siteyi bir intikam aracı olarak kullanmayı tercih etmiş :) bugünlerde facebook ta "ferhat göçerden midesi bulananlar" grubuna tıklayan herkes yanda görmüş olduğunuz ferhat göçerin gençlik yıllarına ait bir adet tıfıl fotoğrafıyla karşılaşmakta :) intikam ne alaka diyecek olursanız eğer fotoğrafı gruba kazandıran kişi ferhat göçerin eski karısı işte.. :D

bu arada yazının başlığı bir intikam aracı olarak facebook olursa sitemin sloganı da bundan sonra bir magazin portalı olarak 1lira olabilir mi acaba.. bu şekilde markalaşabilir miyim.. markalaşamam.. neyse sktr et..

8 Şubat 2008 Cuma

SJ - scofield junior - prison break season 4 coming soon..

this kid seems to be the one who is gonna get scofield out of the sona if lincoln can't :)
SJ - Scofield Junior is coming soon.. Prison break Season 4 :)



hayatımda ilk kez bugün keşkül yedim..

çok tatlıydı.. yedikçe yiyesim geldi.. yemeye doyamadım.. acaba bu kadar güzel olmasının sebebi senin yapmış olman mıydı :)

7 Şubat 2008 Perşembe

nalet olsun, lanet olsun, nanet olsun..

gecenin bu vaktinde, hatta sabahın köründe tam 2-3 saattir kıçı kırık bi blogger temasını düzenlemeye çalışıyorum.. herşey tam istediğim gibi olmuşken, firefoxta zerre kadar sorun yokken, sen gel ak mun internet explorerı sayfanın orasını burasını heryerini kaydır, tasarımın içine sıç.. gelde çıldırma, gelde ayar olma ya.. microsoft sana da kafa atmak istiyorum..

dua et biyokimyadan geçtim.. o yüzden bugün sakinim.. mutluyum... huzurluyum..

6 Şubat 2008 Çarşamba

avea ögretmen hattı değil avea ögretmen tarifesi kazığı..

geçenlerde müdahil olduğum bir dost ortamında arkadaşlarımdan biri yeni kullanmaya bağladığı avea öğretmen tarifesinden nası kazık yediğini anlattı.. bu hatlardan tam alacakken direkten dönen bi kişi olarak, bu olayı bir ibret mahiyetinde sizlerle paylaşmak istiyorum.. arkadaş yaklaşık 3 ay önce hattı almış.. ve ilk ay 30küsür ytl fatura ödemiş.. normal fln denerekten sorun olmamış.. 2. ay fatura 60küsür ytl gelmiş.. işte vergisiydi boku püsürüydü, öteki hat olsaydı daha fazla olcaktı fln diyerekten yine es geçilmiş.. ve geçen ay arkadaş cep telefonu faturası alanında kendi çapında bi rekor kırarak tam 180 ytl lik sözde konuşma yapmış.. bu benim gördüğüm, amerikadayken vodafone tarafından kazıklanıp tam 1000 ytl ödemek zorunda bırakılan arkadaşımdan sonraki ikinci en büyük fatura faciası.. herneyse amerikayı geçelim aveya devam edelim.. bunun üzerine arkadaş ayrıntılı bi döküm çıkarttırmış.. ve dökümde arkadaşın diğer operatörlerle sadece 30 dk yani yarım saat kadar görüştüğü ortaya çıkmış.. geriye kalan ise tamamen öğretmen tarifesinden faydalınarak yapılan görüşmelerde, avea nın insafsızca insanların bi taraflarına soktuğu kazık..!

bu olay üzerine ufak çapta bi google yaptım.. ve kısa bi süre önce avea nın öğretmen tarifesindeki sınırsız ibaresini sessizce kaldırdığını ve aylık ücretsiz görüşme süresini 1000 saatle sınırladığını öğrendim.. ahanda kaynaklar..

http://www.internethaber.com%2Fnews_detail.php%3Fid%3nVL3Q
http://www.sikayetvar.com%2Fpages%2F46425.php&eDA&usg=lQ
http://www.hayatinrengi.net/avea/6101-ogretmen-hatti-rezilligi-avea.html

siz siz olun iyice araştırmadan hiç bi kampanyaya dalmayın..

3 Şubat 2008 Pazar

sagopa kajmerden vesselam..


aslında pek rap kültürüm yoktur ve laf aramızda bu tarz müziklerden + şarkılardan hazzetmediğim gibi rapçilerden de pek hazzetmem.. ancak gece gece bu parça dikkatimi çekti.. paylaşmak istedim sizlerle.. hoş bi eser olmuş..

sagopa kajmer - vesselam

msn'de sizi kim engellemiş..

son günlerde, dışarıdan internete girdiğim bi çok bilgisayarda (özellikle okulda olmak üzere) masaüstünde "msnde sizi kim engellemiş" yazılı bi kısayol görüyorum.. kısayola tıkladığınızda bir web sayfası açılıyor (adresini verip reklamını yapmiyim şimdi burda) ve gösterişli bi ekran ve yapmacık bi msn penceresinin yanında sizden msn adresinizi ve şifrenizi girmenizi istiyor.. o haa... ya da setup.exe die bi link vermiş.. ordan programı indirip bilgisayarınıza kurmanızı istiyor.. peki nie istiyor..? size; msn de sizi kimlerin engellediğini, kimlerin sildiğini göstercekmiş.. bizde yedik.. umarım bu siteye girişte kişisel bilgilerini verenlerden değilsinizdir.. çünkü bu tür sitelerin hepsi fake.. neyk? eet feyk.. yani sahte.. amaçları şifrenizi çalarak mail adresinizi ele geçirmek.. ele geçirceklerde noolcak.. başları göğemi ercek.. bilmiom artık..

neyse, benden söylemesi.. uyanık olun.. internet çakal kaynıyo.. ve artık o kadar yüzsüz oldular ki.. insanları bu kadar alenen kandırma cesaretine bile sahipler..

2 Şubat 2008 Cumartesi

pezevenk kelimesinin hikayesi..

sağdan soldan bi şekilde duyduğumuz, öğrendiğimiz; kelimeleri, deyimleri, bilmemneleri orda burda heryerde kullanıyoruz.. peki ama acaba gerçekte o kelimenin ne anlama geldiğini bilio muyuz? bilmemiz çok mu önemli? hayır çokta önemli değil.. ama bilsek daha güsel olmas mı :silly

eet bu bağlamda yola çıkarak dilimizde "kadın satan" anlamına gelen "kadın satan insanlara" söylenilen (bababa ibneye bağ nasıda google'a oynuo :D) pezevenk kelimesi aslında; orjinali "pejavend" olan, dilimize farsçadan girmiş bi kelimeymiş.. o dildeki anlamı ise kapı kolu, kapı tokmağı falanmış.. o tarz bişemiş.. türkçeye ilk girdiğinde ise "kapıda bekleyen adam" anlamında kullanılıomuş..

şimdi anladınız mı pezevenk kelimesinin hikayesini?.. ii, güsel..

bu arada pezevenk demişken aklıma çok eğlenerek izlediğim bi filmden bi replik geldi.. :D süper ot (orjinali: how high) isimli filmde tecrübeli pezevenk yanında staj gören pezevenge hayatını anlatırken:

-ben daha pezevengim
-hayır ben daha pezevengim
-hayır hayır ben daha pezevengim
-bak dostum benim büyük büyük büyük babam bir pezevenkti.. büyük büyük babam ve büyükbabam da bir pezevenkti.. hatta babamda bir pezevenkti.. ben pezevenklik pezevenklik oldu olalı pezevenklik yapan bi aileden geliyorum..
- hey adamım sen harbiden tam bi pezevenkmişsin..

böle bişedi işte hatırlayabildiğim kadarıyla.. :D